AA muhabiri Esma Arslan’dan STK’lara ‘alan el veren el’ eleştirisi | Yakından Kumanda - Son Dakika Medya HaberleriYakından Kumanda – Son Dakika Medya Haberleri

28 Eylül 2021 - 13:32

AA muhabiri Esma Arslan’dan STK’lara ‘alan el veren el’ eleştirisi

AA muhabiri Esma Arslan, Afrika’da yapılan yardımların şekli ile alakalı eleştirilerini sosyal medya hesabı Twitter’dan anlattı.

AA muhabiri Esma Arslan’dan STK’lara ‘alan el veren el’ eleştirisi
Son Güncelleme :

25 Temmuz 2021 - 12:44

Anadolu Ajansı’nın Afrika muhabirinden Esma Arslan, “Kara Kıta” ile ilgili son yıllarda artan kalıp fikirlerle mücadele ettiğini belirterek, bölgede yapılan yardımların usullerini eleştirdi.

STK’ların yaptığı yardımların çok önemli olduğunu belirten Arslan, “Kurban etinden hiç tatmayıp, dünyanın bir ucuna, hiç görmediği kardeşlerine gönderen herkesten Allah razı olsun. Bu bağışların yerine ulaştığından emin olsunlar. Sahadaki tüm STK’lerin bu konudaki hassasiyetine defalarca şahit oldum ama sorun USUL… Alan eli bu kadar afişe etmek, evine hatta kundaktaki bebeğine kadar bu kadar göstermek bana hiç doğru gelmiyor” dedi.

İŞTE ARSLAN KONU İLE ALAKALI HASSASİYETİNİ ANLATTIĞI 12 MADDELİK TWEETLERİ:

1- Kurban Bayramı için Afrika’ya giden STK’lerimiz yeterince “ilk kez şeker/balon/et gören Afrikalı çocuk” fotoğrafı paylaştıysa biraz da bu işin ne kadar yanlış bir noktaya ilerlediğini konuşma zamanı.

Öncelikle bu yazacaklarımın hepsi şahsi görüşümdür.

— F. Esma Arslan (@fesmarslan) July 24, 2021

“1- Kurban Bayramı için Afrika’ya giden STK’lerimiz yeterince “ilk kez şeker/balon/et gören Afrikalı çocuk” fotoğrafı paylaştıysa biraz da bu işin ne kadar yanlış bir noktaya ilerlediğini konuşma zamanı. Öncelikle bu yazacaklarımın hepsi şahsi görüşümdür.

2- Afrika denilince “darbe, açlık, mazlum” vb gibi akla ilk gelen kalıplaşmış fikirlerle 1 yıldır mücadele etmeye çalışan bir gazeteci olarak bu duruma artık içim el vermiyor. İyi niyetle ve Allah rızası için yapılan bu organizasyonların amacından sapmaya başladığını düşünüyorum.

3- Kurban etinden hiç tatmayıp, dünyanın bir ucuna, hiç görmediği kardeşlerine gönderen herkesten Allah razı olsun. Bu bağışların yerine ulaştığından emin olsunlar. Sahadaki tüm STK’lerin bu konudaki hassasiyetine defalarca şahit oldum ama sorun USUL

4- Alan eli bu kadar afişe etmek, evine hatta kundaktaki bebeğine kadar bu kadar göstermek bana hiç doğru gelmiyor. Yardıma muhtaçların yüzünü görmezsek kurban bağışı kabul olmuyor mu mesela? İlla çarşaf çarşaf onların nasıl şartlarda yaşadığını mı paylaşmamız gerekiyor?

5- “Mazlum coğrafya, kara kıta, yoksul Afrika, sefalet içindeki X halkı” ifadelerini kullanmadan da yapılan yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabilir. Bu ifadeler Türkiye’nin yıllardır ilmik ilmik dokuduğu eşit ortaklık temeline dayanan Afrika politikamızı yerle bir ediyor.

6- Üstelik bu ifadeler korkutucu derece sömürgecilerin diline benziyor. Fransızlar bile artık kıtaya “gariban coğrafya” nazarıyla bakmayı bıraktı. Fakirlik, açlık heryerde. Paris’in göbeğinde aylarca boğazından adam akıllı yemek geçmemiş binlerce kişi bulunur aranırsa

7- O nedenle lütfen 54 ülkeden oluşan bu kıta için böyle yaftalamalar kullanmayı bırakın. Gittiğiniz ülkelerde gördüklerinizi, kendi ülkenizle karşılaştırmadan olduğu gibi kabullenin. Afrikalıları, “Biz Türkiye’de ne rahatız çok şükür” diyerek bir tefekkür aracı olarak görmeyin

8- Bu durumdan öncelikle onların rahatsız olduğunu unutmayın. Afrikalı bir arkadaşım, bir STK’nın videosunu “bu ne” diyerek paylaştığında yerin dibine girdim. Arkada dramatik bir müzik, burnu akan çocuklar, her yerde STK logosu, toz toprak. AH GARİBAN AFRİKA

9- Türkiye’de eğitim gören binlerce Afrikalı öğrenci var. Belki yüzlerce fotoğrafını çektiğiniz Afrikalı bunu sorgulayamaz ama bu öğrenciler bir yanlışlık olduğunu anlıyor ve üzülüyorlar. Alan elin izzet-i nefsine saygı duyun.

10- Afrika’ya yardım götüren tüm STK’lerin ortak bir karar alıp, ortak bir dil belirleyip bu yanlışlıklardan vazgeçmesi gerek. Hem yapılan iyiliğe gölge düşürüyoruz hem de Türkiye’nin Afrika’ya bakışının tam tersi yönünde ilerliyoruz.

11- Türk basınına da iş düşüyor. 1 yıldır Senegallilerin yaşamını, kültürünü, geleneklerini anlatmaya çalışan haberler yapıyorum. Bayram öncesinde de birçok çekim yaptım, geleneklerini anlattım ama kimse ilgilenmedi. Çünkü Afrikayı daima “mazlum” haliyle görmek istiyoruz.

12- Bu konuda son derece hassas STK’ler de var tabi ama sayıları çok az ve giderek de azalıyorlar. Tamamen Senegallilerle sahada çalışan bir gazeteci olarak gözlemlerim bu şekilde. Dilerim farkındalık oluşmasına vesile olur. Okyanusları aşıp derede boğulmayalım.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.